← Insights
İhracat Notları

İhracatta Parayı Garantiye Almanın Yolları

Kaan Efe DemirAğustos 20265 dk

Ödeme yöntemi bir detay değil, anlaşmanın yarısı

İhracatta iki taraf da haklı bir korku taşıyor. Sen parayı alamamaktan korkuyorsun, alıcı ise para gönderip mal alamamaktan. Ödeme yöntemi bu iki korkunun ortasında bir denge kurmak için var.

Bu yüzden ödeme yöntemi fiyat kadar konuşulması gereken bir başlıktır. Fiyatı konuşup ödemeyi sona bırakan üretici, pazarlık gücünü kaybetmiş olarak masaya oturuyor.

Riske göre sıralama

Peşin ödeme. Senin için en güvenli, alıcı için en riskli. İlk siparişlerde ve küçük hacimlerde makul; büyük alıcı genelde kabul etmiyor.

Akreditif. Banka araya giriyor: belgeler eksiksizse banka ödüyor. İki tarafı da koruyor ama masraflı ve belgeler konusunda titizlik gerektiriyor. Küçük siparişte maliyeti ağır kalıyor.

Vesaik mukabili. Belgeler banka üzerinden gidiyor, alıcı ödemeden malı çekemiyor. Akreditiften ucuz, peşinden riskli. Orta yol arayanlar için yaygın.

Açık hesap. Mal gönderiliyor, ödeme sonra geliyor. En riskli olan bu. Sadece uzun süredir çalıştığın ve ödeme geçmişi temiz olan alıcıda mantıklı.

Yöntemi seçerken bakılacak üç şey

Birincisi alıcıyı ne kadar tanıyorsun. İlk sipariş ile üçüncü yılki sipariş aynı yöntemle yapılmaz.

İkincisi siparişin büyüklüğü. Küçük bir siparişte akreditif masrafı kârı yiyebilir; büyük siparişte ise o masraf ucuz bir sigortadır.

Üçüncüsü ülkenin durumu. Bazı ülkelerde para transferi kendi başına bir sorun. Bunu ödeme yöntemini seçmeden önce öğrenmek gerekiyor.

Kademeli ilerlemek en sağlıklısı

Pratikte en çok işe yarayan yol kademeli olanı. İlk siparişte peşin ya da yüksek peşinat, ikinci-üçüncü siparişte vesaik, ilişki oturunca daha esnek şartlar.

Bu hem seni koruyor hem alıcıya “büyüdükçe rahatlarsın” mesajı veriyor. Alıcı da bunu makul buluyor, çünkü aynı endişeyi o da yaşıyor.

Kapanış

İhracatta risk sıfırlanmıyor ama yönetilebiliyor. Ödemeyi baştan konuşan üretici hem parasını koruyor hem ciddi göründüğü için daha iyi alıcı buluyor.

KAYNAK

Bu yazıdaki görüşler, TMRA’nın yürüttüğü mobilya reklam hesaplarının verisine ve mobilyacılarla yapılan görüşmelere dayanır. Ölçüm penceresi Ağustos 2024 – Temmuz 2026; bu dönemde yüz binin üzerinde müşteri konuşması ölçüldü.

Sayısal karşılaştırmaların tamamı ve yöntem açıklaması Türkiye Mobilya Reklam Karnesi 2026 sayfasındadır. Yazıdaki bir rakamı doğrulamak isterseniz oradan bakabilirsiniz.

Yazan
Kaan Efe Demir

Mobilya sektöründe reklam yönetimi, içerik üretimi ve satış düzeni üzerine çalışıyor. TMRA’nın kurucusu. Yazdıkları sahada yönetilen hesaplardan ve mobilyacılarla yapılan görüşmelerden çıkıyor.

TMRA hakkında →

Bu konuyu birlikte
konuşalım.

Sektör analizlerimizi işletmenize nasıl uygulayabileceğinizi 30 dakikalık ücretsiz görüşmede konuşalım.

Görüşme Talep EtDiğer Yazılar