← Insights
Strateji Notları

Otel ve Ofis İşi, Perakendeden Bambaşka Bir İştir

Kaan Efe DemirAğustos 20265 dk

İki iş aynı değil

Perakendede müşteri gelir, beğenir, öder, alır. Proje işinde ise teklif verilir, şartname okunur, numune gönderilir, sözleşme yapılır, üretim yapılır, aylar sonra ödeme alınır.

Aynı fabrika ikisini de yapabilir ama aynı düzenle yapamaz. Perakende düzeniyle proje işine giren firma genelde iki yerde takılıyor: nakit akışında ve şartnamede.

En sık düşülen üç hata

Ödeme planını sona bırakmak. Proje işinde ödeme genelde iş bitiminde ya da hakedişle gelir. Üretimi kendi parasıyla yapan firma aylarca nakit sıkışıklığı yaşar. Peşinat oranı ilk konuşulacak şeydir, sonuncusu değil.

Şartnameyi okumadan fiyat vermek. Otel projelerinde yangına dayanıklılık, garanti süresi, teslim takvimi ve ceza maddeleri olur. Bunlar maliyeti değiştirir. Okunmadan verilen fiyat, kârı baştan siler.

Tek projeye bağlanmak. Büyük bir iş geldiğinde perakende tarafını durdurmak cazip gelir. Proje uzarsa ya da iptal olursa iki gelir birden kaybedilir.

Doğru sıralama

Ben olsam şu sırayı takip ederdim. Önce kapasitemin ne kadarını proje işine ayırabileceğime karar veririm — genelde yarısından fazlası riskli olur.

Sonra ödeme planını konuşurum: peşinat, ara ödeme, teslim ödemesi. Rakam kadar takvim de önemli. Sonra şartnameyi baştan sona okurum ve fiyatı ondan sonra veririm.

Son olarak perakende tarafını canlı tutarım. Proje işi dalgalıdır; perakende düzenli gelirdir. Düzenli geliri olan firma projede pazarlık gücünü kaybetmiyor.

Bulunmak da ayrı bir iş

Proje alıcısı sosyal medyada gezerken tedarikçi seçmiyor; ihtiyacı olduğunda arıyor. Bu yüzden bu tarafta reklamın işi satmak değil, arandığında bulunur ve güvenilir görünmek oluyor. Kapasite, referans ve teslim geçmişi görünür olmalı.

Kapanış

Proje işi kötü iş değil; farklı bir iş. Perakende alışkanlığıyla girilince zarar ediyor, kendi kurallarıyla girilince mağazadan daha istikrarlı olabiliyor.

KAYNAK

Bu yazıdaki görüşler, TMRA’nın yürüttüğü mobilya reklam hesaplarının verisine ve mobilyacılarla yapılan görüşmelere dayanır. Ölçüm penceresi Ağustos 2024 – Temmuz 2026; bu dönemde yüz binin üzerinde müşteri konuşması ölçüldü.

Sayısal karşılaştırmaların tamamı ve yöntem açıklaması Türkiye Mobilya Reklam Karnesi 2026 sayfasındadır. Yazıdaki bir rakamı doğrulamak isterseniz oradan bakabilirsiniz.

Yazan
Kaan Efe Demir

Mobilya sektöründe reklam yönetimi, içerik üretimi ve satış düzeni üzerine çalışıyor. TMRA’nın kurucusu. Yazdıkları sahada yönetilen hesaplardan ve mobilyacılarla yapılan görüşmelerden çıkıyor.

TMRA hakkında →

Bu konuyu birlikte
konuşalım.

Sektör analizlerimizi işletmenize nasıl uygulayabileceğinizi 30 dakikalık ücretsiz görüşmede konuşalım.

Görüşme Talep EtDiğer Yazılar